top of page

GEBZE OTO BEYİN Grubu

Herkese Açık·7 üye
Oliver Wright
Oliver Wright

Pis Pis Supurge Sesi Mp3 Дndir LINK


148 ÖN SÖZ - Deyimler kalıplaşmış sözlerdir. Şekli, sözdizimi, sözcükleri değiştirilemez. Örneğin, leyleği havada görmek deyimi havada / gökte leyleği görmek biçimine değiştirilip söylenemez; söylense de deyim olmaz. - Deyimler kalıplaşmış olmakla beraber, bazı deyimlerin kalıpları büsbütün donmuş sayılmaz. Sonları bir mastarla bağlananlarla, cümle biçiminde olan bazı deyimler, birleşik fiiller gibi çekilebilir. Çekime göre de zamirleri değişir, sözcükleri değişmez. Örneğin, gözden düşmek, gözü tutmamak deyimleri: Gözden düştüm, gözden düştün, gözüm tutmadı şeklinde çekilir. - Deyimler, kısa ve özlü ifadeler taşırlar. Bir kavramı, bir düşünceyi, bir olayı az sözle belirtmek ya da daha etkili kılmak için kullanılır. Örneğin, Trabzon babası, - Deyimi oluşturan sözcüklerin eş anlamlısını kullanamayız. kafası karışmak - başı karışmak olarak söylenemez. - Deyim kalıbı aynen kullanılmalıdır. Kalıpları bozulduğunda deyim olmaktan çıkar. - Deyimlerin birçoğu benzetme ve söz sanatları ile süslüdür. Anlatıma güzellik, canlılık ve çekicilik katmak için bu şekilde kullanılırlar. Bu bakımdan, genel kural niteliği taşımazlar. - Deyimler öz anlamı dışında kullanıldığı gibi, sözlük anlamı dışında da kullanılabilirler. Bu durumda deyim olmaktan çıkmış, gercek anlama bürünmüştür. - Bazı benzetmeli söyleyişler deyim olmadıkları hâlde deyim gibi kullanılırlar. Örneğin, "Arpacı kumrusu gibi (düşünmek)", "beşlik simit gibi (kurulmak)", "arı kovanı gibi (işlemek)", "kabak çiçeği gibi (açılmak)" deyimleri, bu türdendirler. - Deyimler bir söz sırasında gerekli bir durumu açıklar. Deyimlerin büyük çoğunluğu ağız, kulak, boğaz, burun, yürek, dil, gönül, ayak, el gibi vucutla ilgili bolümleri içeren




Pis Pis Supurge Sesi Mp3 Д°ndir



150 ÖN SÖZ hayat şartlarını, yaşam özelliklerini yansıtan deyimler; insanların canlı ve cansız doğa ile olan bağlantısını yansıtan deyimler; doğal çevre ve hayvanlar hakkında (animalistik) deyimlerdir. - Deyimlerin muhtevasındaki her kelime ilk anlam özelliğini korumayabilir, anlam olarak epey değişime uğrayabilir. Örneğin, yüreği fırlamak, kalbi ağzına gelmek, ekmeğin aslanın ağzında olması gibi kelime grubunun her kelimesini olduğu gibi harfiyen anlamak imkânsızdır (Osmonova, 2008, s. 18). - Deyimler şu veya bu objeyi, hareketi tam olarak belirtmeden, bazı özelliklerin daha canlı olarak algılanmasına yardımcı olur (Osmonova, 2008, s. 21). - Deyimler bir milletin tarihi yönden gelişimindeki ve yaşam özelliklerindeki toplumun milli ve kültürel özelliklerini yansıtır, daha çok sözel iletişim anında kullanılır. Deyimler insanoğlunun yaşamındaki çeşitli durumları ve farklılıkları anlatmada, yaptıkları işleri ve davranışlarını değerlendirmede veya birinin duygu ve düşüncelerini, his ve görüşlerini, hayal ve dileklerini yansıtmada kullanılır. (Örneğin, zeki veya düşüncesiz, dostluk veya düşmanlık, uzaklaşma ve yakınlaşma duyguları, rekabet, kıskançlık, art niyetlilik, açık kalplilik, alçak gönüllülük, davranışlarındaki ve insanlarla iletişimindeki tutarlılık, tutarsızlık). Bu düşünceleri pekiştirmek için deyimlerin türlerini yansıtan aşağıdaki örnekleri vermek mümkündür. İnsanlar arası ilişki türlerini belirten deyimler kendi aralarında iki gruba ayrılır. Olumlu davranış ve iletişimi belirten deyimler: birisini kendine yakın hissetmek, inanmak, sevmek, gıyabında yalvarmak, neşelenmek, yardım etmek istemek, her şeye hazır olmak, saygı duymak, değer vermek, saymak, sevinmek, imrenmek, onore olmak, gurur duymak vb. anlam taşıyan deyimlerdir. Örneğin, sevinçten dört köşe olmak, yanıp tutuşmak, yüzü gülmek, 041b061a72


Hakkında

Gruba hoş geldiniz! Diğer üyelerle bağlantı kurabilir, günce...

Üye

  • serkan kara
    serkan kara
  • I
    info.tvactivatecode
  • N
    neobacweacaltactni
  • Sammy Shahi
    Sammy Shahi
  • Adrian Scott
    Adrian Scott
bottom of page